Puslu Kıtalar Atlası
BOOKS
Emirhan Salman
12/1/20253 min read


Sayfaları çeviriyorum. Okuyorum okuyorum okuyorum.. Ara sıra zilin çalması ile gerçek dünyaya dönüyorum. Birkaç misafir ve onların basit isteklerini yerine getirdikten sonra tekrar kitap alemine dönüyorum. Günler, haftalar geçiyorum. Okumanın verdiği zevkle zamanda akıp giderken son sayfalara geldiğimi fark ettim. Elimdeki son kitap da bitmişti. Göçebe bir hayat yaşadığımdan dolayı henüz bir kitap sipariş edememiştim. Ama öyle çok kitap okumak istiyordum ki.. Elimdeki bitmiş kitabı gören arkadaşım sonraki kitabımı sordu. Yoktu. Henüz zamanım olmamıştı ki hangi kitabı okuyacağıma karar verememiştim. Gerçekten şimdi ne okumam gerekiyordu? Canım ne çekiyordu? Polisiye? Fantastik? Biyografi? Seçenekler kafamda o kadar yoğun dolaşıyordu ki, bu sırada yanıma gelen arkadaşımın bilgisayar üzerinden bir kitabı gösterdiğini çok sonradan fark ettim. Neden olmasın?
Herkesin hayatında tanıştığı ve hayranlık duyduğu birileri vardır, ya da sürekli kendisini hayrete düşüreni veya kendisine rakip gördüğü.. Eğer ki sağlam bir sosyal medya kullanıcısı iseniz 'babaişko Asuman'ı duymuşsunuzdur. Bu örnek hocamızın bazı gerçekleri daha etkili bir şekilde bizlere anlatmak için sürekli dillendirdiği, hayatın acı gerçeklerini ortaya çıkaran bir olaydır. [Üniversite hocalarımın arasında da Asuman vardı, yoksa...] Benim süreki dillendirdiğim, kendime örnek aldığım bir kişi var. 'Fatma abla'. Kendisini daha çok duyacağınızdan eminim. Hayatın acı gerçeklerini, benim toz pembe dünya beklentimi yıkan kişidir Fatma abla. Derya denizdir Fatma abla. Nerede, ne zamanda olursa olsun sürekli bir şeyler ğretir bana kendisi. Onunla otururken bir gün kitaplardan konuya girdik. Okumam gereken, beni geliştireceğini düşündüğü kitaplar vs. Kendisinin sevdiğini düşündüğüm bir yazarın kitabını da önerdi bana.
Güneş gözüme vuruyor. Yolu görebilmek için arabanın güneşliğini indiriyorum. Radyoda müzik yerine bir podcast çalıyor. Ne olacaktı bu ülkenin hali? Ne dinlersek dinleyelim sonu bu soruya gidiyordu. Vatandaşlar mı çok şey istiyor? Ülkenin durumu iyi mi? Haftada 6 gün 8 saat çalışmak ile ömür geçer miydi? Kafam dağılsın diye sesi biraz daha açıyorum. Sanırım yolu yarıladım ki düzgün asfalt yol bitmiş, köy yollarında ilerliyorum artık. Bir adam konuşuyor. Arabalar hakkında teknik özellikler veriyor. Konu fiyata geldi. Söyleyemedi. 'Boşverin arabaları kitaplardan konuşalım. İstediğiniz arabaları almak için paranızın olması gerekiyor, paranızın olmasını için iyi bir meslekte çalışmanız gerekiyor, iyi bir meslek için de kitap okuyun. Ortada hırsızlık ve adaletsizlik yoksa o zaman kitaplar sizin çıkış yolunuzdur.' Sözlerini beynimde tartıyor, kitap okuyup zengin olunabilir mi diye düşünüyordum. Artık evime az kalmıştı, 2km sonra kapıda olacaktım. Yolu bildiğim için biraz daha gaza bastım. 'Gelin sizlere kitap önerisi yapacağım' diye sözlerine devam etti podcastteki adam. Kim olduğunu bilmiyordum, sadece arabalar hakkında bilgi almak istemiştim ama yine önüme kitaplar çıkmıştı. Evimin kapısı göründü. Eve varınca artık uyuyabilecektim. Çok az kalmıştı günün yorgunluğunu atmaya. Kapı kapalıydı, önüne doğru yanaştım, ve tam durduğum anda podcastteki adamın sesi tekrar kulaklarıma ulaştı.
İhsan Oktay Anar - Puslu Kıtalar Atlası
Sonunda her yerde karşıma çıkan ve sürekli bana önerilen kitabı elime almıştım. Neden herkes bu kadar öneriyordu? Bu kitabı özel kılan neydi? Ben ne öğrenecektim bu kitaptan? Kafamdaki bu sorulardan dolayı aldığım birkaç kitap arasından önceliği bu kitaba verdim ve okumaya başladım. İş yerinde hızlıca işlerimi bitirir, iş arkadaşlarımın davetlerini reddeder kitap okumaya devam ederdim. Peki bu kitap bana ne kattı? Herkesin dediği kadar var mıydı?
Kitabın ilk sayfalarını okurken 'ne oluyor burada?' 'eee?' 'Nereye bağlayacaksın şimdi?' gibi sorularla ve daha birçok bilmediğim kelimeler ile karşılaştım. Peki sonunda ne oldu? Hiçbir şey. 'Bu muymuş?' dediğim bir kitap oldu sadece. Nedense hikayesi, anlatmak istediği, konusu benim pek ilgimi çekmedi. Sevene bir şey diyemem lakin son zamanlarda okuduğum kitaplardan aldığım zevki maalesef bu kitapta bulamadım. Olaylar, kişiler, bağlantılar beni fazla etkilemedi. Kitaptaki birkaç olayın birbiri ile güzel bağlandığını düşünüyorum. Belki yanlış zamanda okudum, belki kitaptan çok farklı beklentilere sahiptim ama genel olarak beğenemedim.
Inspiration
Connecting science, creativity, and entrepreneurial spirit.
Explore
Engage
emirhansalman68668@gmail.com
© 2025. All rights reserved.
